The World’s End (2013) Film İncelemesi

Tags

, , ,

worlds-end-poster-2

Komedi tarzında aynı şeyleri izlemekten ve gülememekten, eğlenememekten sıkıldıysanız ; farklı kafalar yaşamak istiyorsanız tam olarak aradığınız film diyebilirim. Zaten fantastik-komedi deyince bile ne kadar farklı bir şeyle karşılaşacağınızı anlıyorsunuzdur.

Konu olarak ; 5 çocukluk arkadaşının zamanında bir hedefi olmuş. Bir gecede 12 bar gezip, hepsinde birer bira yuvarlamak. Ve son bar yani The World’s End’de bitirmek. Ergenlik dönemlerinde deneyip başaramamışlar sonuna kadar dayanmayı.
Çılgın arkadaşımız 40 yaşına geldiğinde 5 kişiyi de öyle ya da böyle toplar ve bu hayali gerçekleştirmeye ikna eder. Sonrası zaten olaylar olaylar..

Öncelikle senaryo açısından yeterince farklı ve bir o kadar da eğlenceli. Film boyunca kahkalar atacaksınız diyemem ama film boyunca özellikle de Gary King karakteri sayesinde eğleneceğinizin garantisini verebilirim.

Filmi izledikten sonra “keşke tek başıma izlemeseydim” dedim. Arkadaşlar ile ayakları uzatıp bira yudumlarken izlenecek filmler arasında kendileri.

Bir komedi filmine göre video efektleri bir hayli iyi. İçinde fantastiklik de olduğundan gerçekçi olmasaydı sevemezdim ama bunu başarmışlar.

Sonuç olarak kaçırmamanızı öneririm.

IMDb puanı : 7.0
Benim puanım : 8.0

Gidilesi Yerler – Suma Beach/Istanbul

Tags

, , ,

10525915_309451152568084_4057525712607590439_nTam da sıcakların bunaltmaya başladığı yaz döneminde Istanbul’dan fazla uzaklaşamayan, elektronik müziği seven, hippie ruhlu insanlar için ideal bir yer Suma Beach. Hem dans edip stres atabileceğiniz, hem denize girip rahatlayabileceğiniz bir yer.

Yeri Sarıyer Merkez’e 20 dk mesafede bulunan Kilyos’da ormanın içinde.

Öncelikle içeride nelerin olmadığını anlatayım, sonrasında olanları da söylerim zaten.

  • Bir kere kesinlikle sizi gerek görünüşüyle, gerek giyinişi ve bakışlarıyla rahatsız edecek Bağcılar çocukları yok içeride.
  • Diğer beachler gibi Demet Akalın, Serdar Ortaç müzikleri yok mesela.
  • Göbekli amcalar, teyzeler yok. Yaş ortalaması 20-35 arası gibi.

Olanlara geçecek olursak da ;

  • Her daim güzel ve eğer elektronik müziği seviyorsanız sizi saatlerce sıkmayacak bir müzik var. Techno dinlerken bir anda eski türkçe şarkılara yapılan deep, tech, techno remixleri duyabilirsiniz.
  • Gece partileri festival havasında, herkes farklı yerlerde kendi halinde dansını ediyor. İnsanlar sadece djin önünde yoğunlaşmıyor.
  • Tek bir barı yok, her an yakınınızda bar bulabilmeniz mümkün.
  • Özgür ruhlu, tabuları olmayan, dans etmeyi ve özgür olmayı seven bir kitlesi var.
  • Gecesinde hareketli olduğu gibi sabahın 7’sinden itibaren dans pistinde insanları bulabilirsiniz. Hiç boş kalmıyor.

Gecesi şu şekilde ;

10696233_333612073485325_2233968029503255684_nGündüzü ise ;

10626489_321255054721027_7215746374018365295_nSadece gece konserine gelip sabaha karşı kendi arabanızla veya servis ile dönebilirsiniz. Servis saatlerine suma-beach.com’dan veya facebook sayfasından ulaşabilirsiniz.

Ya da benim enerjim çok diyorsanız plajın açılması için sabah 7’ye kadar bekleyip, yastıklarında uyuyabilirsiniz. Hatta yandaki ormanda kamp da kurabilirsiniz. Ama plajda uyuyacaksanız yanınızda sizi unutmayacak arkadaşlarınız olsun yoksa benim gibi bir tarafınız siyah bir tarafınız beyaz kalır, ertesi günü dokunulduğunda canınız yanabilir.

Bunlar da geceden kalıp küvetlerde mışıl mışıl uyuyan arkadaşlarımız ;

10641231_320204624826070_5763699149338858098_nYaz dönemi çok sıcak olur zaten demeyin, yanınızda kesinlikle uzun kollu bir şeyler getirin, hava bir anda çok bozabiliyor. Malum Karadeniz.

Ben denizden çıkmam, çok severim diyorsanız hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz çünkü çok dalga var ve can kurtaran sizin uzaklaşmamanız için elinden geleni yapıyor. Hatta denize girip önünüzü kesiyor. İyi de yapıyor bence.

İçki fiyatlarına gelince Taksim’deki bir klüpten pek farkı yok ;

  • 33cc bira 15TL
  • Sert içecekler, kokteyller gece 30TL – gündüz 25TL
  • 33cc su gece 5TL – gündüz 3TL

Yemek için bir kafesi var. Aynı zamanda içkinizi alıp orada da oturabilirsiniz. Fakat yemeklerinin çok iyi olmadığını duydum. O yüzden gözleme yemenizi öneririm. 15TL olan tek gözleme büyük olduğu için bayağı doyurucu.

Gece bilet fiyatları 60TL normal, 50TL öğrenci. Fakat bileti kapıda alacaksanız bu fiyatlara 10TL ekleniyor.

Plaj girişi geceden kalmalar için 25TL, sabah gelenler için 35TL.

11168130_456779124501952_8438648588963815967_n

Her an karşınızda ünlü birini görmeye hazır olun. Ve benim tavsiyem gidip tanışmaya, fotoğraf çekilmeye çalışmayın. Çünkü oraya gelme sebeplerinden biri de kimsenin kimseyle ilgilenmeyip, alakasının olmaması kanımca.

Etrafınızda alenen uyuşturucu kullanan, kullanmış insanları görmeye alışık değilseniz ve bu sizi rahatsız ediyorsa gitmeyin. Çünkü içeridekilerin bir çoğu kullanıyor.

Son olarak ; yolunuz düşerse bol bol dans edin ve güzel müziğin, doğanın tadını çıkarın!

Blue Jasmine (2013) Film İncelemesi

Tags

, ,

Blue Jasmine (2013)

Konu olarak ; birbirinden tamamen farklı iki kardeşin tekrardan hayatlarının kesişmesini anlatıyor.

Senaryo olarak çok sürükleyici bir film olduğunu söyleyemeyeceğim. Fakat filmin ortasında kapatıp kenara atabileceğiniz bir film de değil. Merak uyandıran bir senaryosu var. Sadece izlemek için değil, düşünmek ve tartmak için izlemek gerek. Modern kadınların modern sorunları ve yaşantılarını çok uç çizgilerde, çok muazzam şekilde aktarıyor.

Konu kartlar açık şekilde işleniyor fakat hiç bir şekilde yorum katılmamış. Fikirler, eleştiriler tamamen izleyiciye bırakılmış.

Çekim olarak aile filmi kıvamında öpüşme sahnelerinden hemen sonra ertesi güne geçmesi hoşuma gitmedi. Yani bunu ben sevmiyorum. Kapalı bir şekilde de olsa sevişme sahnelerinin gösterilmesi taraftarıyım.

Sonuç olarak ; izlemeye değer bir film fakat, arkadaşlarıma önerebileceğim bir film değil.

IMDb puanı : 7.3

Benim puanım : 6.8

Moon (2014) Film İncelemesi

Tags

, , ,

Moon (2014)

Selamlar,

Bu ilk film inceleme yazım olacak. Umarım becerebilirim.

Öncelikle filmi izlemeye başlamadan önce fragmanını izlememenizi öneririm. Lakin spoiler verebilir.

Yorgunluktan kaynaklı filmin daha başlarında uykumun bastırmasına rağmen sonuna kadar merakım aynı seviyede kaldı. Her anında dumur olup “lan acaba?” dedirten bir senaryoya sahip.

Birden fazla oyuncu olmasına rağmen tek bir oyuncu ve tek bir seslendiren üzerine yoğunlaştırılmış. (Karakteri seslendiren.) Bütün bir film tek bir kişinin üzerinden gidiyor. Bunu fark ettiğimde hayal kırıklığına uğrama riskini de almıştım (malum, bütün yük tek kişinin üzerine yüklenince doğru sonuç alınamayabilir, sıkabilir.) ama beni kesinlikle hayal kırıklığına uğratmamakla birlikte izlediğim, senaryosunu kesinlikle unutmayacağım bilim kurgu filmlerinin arasında yerini aldı.

Başrol bana nedense Edward Norton’ı (bkz. Fight Club) andırdı. Gerek karakter, gerek davranışları ile.

Konusuna gelince ; iş sebebi ile özel bir şirketin çalışanı olarak Ay’a giden bir astronotun Dünya’ya dönüşüne 2 hafta kala başına gelenler diyebiliriz.

IMDb puanı : 8.0

Benim puanım : 8.7

İyi seyirler dilerim.